Logo

T.C İZMİR VALİLİĞİ

ÖZEL YARIN ANAOKULU

ÜCRETSİZ OKUL DENEME GÜNLERİ İÇİN TIKLAYINIZ    KARAKTER EĞİTİMİ PROGRAMI İÇİN TIKLAYINIZ!

Ana Sayfa
 
Okulumuz, Buca'nın büyük tarihi köşklerindendir.
 
 
Okulumuzun geniş, doğal oyun bahçesinde
öğrencilerimiz özgürce oynarlar.
 
Oyun salonumuzda Lego saatimiz.
Hem zekamızı geliştiriyoruz, hem de aynı
tür oyuncaklarla oynayarak paylaşmayı
öğrenmeye çalışıyoruz. Hedefimiz
oyuncak gününde kendi oyuncaklarımızı
da paylaşılabilmek.  :)
Sınıflarımızda iki öğretmen eğitim verir.
Kadromuz deneyimli ve profesyonel
öğretmenlerden oluşmuştur.
 
Tiyatro ve Etkinlik Salonumuz
 
 
 
 
Bu küçük hanfendi YARIN ANAOKULU geldiğinde
 o çok sevdiği biberonu bırakmak zorunda kaldı ne
yazık ki... :)
YAZ OKULU KAYITLARIMIZ DEVAM EDİYOR. TİYATRO/DRAMA - YÜZME- İNGİLİZCE
 
 
 
 
 
 
 
 NEDEN YARIN ANAOKULU?
  • Profesyonel
  • Deneyimli
  • Çağdaş
  • Modern
ÜCRETSİZ
OKUL ÖNCESİ PERFORMANS DEĞERLENDİRME PROGRAMI
 
(Okulumuzdaki Performans Değerlendirme Merkezinden randevu alarak aşağıdaki vb. sorularınıza uzmanlarımızla yanıtlar arayabiliriz. Ayrıntılı bilgi için lütfen arayınız.)
  • Çocuğunuzun yetenek ve eksiklerini biliyor musunuz?
  • Ona yön verirken tıkandığınız oluyor mu?
  • Gelişimi sürerken ona yeterince öncülük yapabiliyor musunuz?
  • Okul Öncesi Eğitim (Anaokulu) için hazır mı?
  • Yaşına, kişiliğine, yeteneklerine göre bir eğitim alıyor mu?
 
Ücretsiz Programdan Yararlanmak için ÜCRETSİZ ANAOKULU HAZIRLIK GÜNLERİ
 
 
 
ANAOKULUNA BAŞLAMAK İÇİN EN UYGUN YAŞ VE BELİRTİLER

Anaokuluna başlamak için üç yaşın altı biraz erken, dört yaş da biraz geç sayılabilir. Çocukların gelişimleri gözlendiğinde bu durum kolayca fark edilir.

Bebeklerin yetişkinle bire bir alışverişe gereksinimi yüksektir. Bu nedenle, çalışan annenin bebeği doğduğunda, olanakları elveriyorsa, işine bir süre ara vermesi ve çocuğunu yetiştirmeyi kendisinin üstlenmesi yararlıdır.

Bebekleri ile sürekli ilgilenen anneler, onların davranışlarının ne anlama geldiğini, başka bir deyişle, davranışlarıyla gönderdikleri mesajları yorumlamayı kısa zamanda öğrenir. Örneğin, bazı huzursuz kıpırdanışlar acıkma belirtisi, bazıları ise kucağa alınma arzusunun ifadesidir. Bu anneler aynı aylardaki başka bebeklerin gereksinimlerini, kendi çocuğununki kadar iyi fark edemez. Aynı şekilde, bebek de annesinin davranışları ile gönderdiği "sinyalleri" yorumlamayı yavaş yavaş öğrenir. Öğrendikçe de, çevresini saran kargaşa, bildik bir dünyaya dönüşür. Sinyallerin hep aynı yetişkin tarafından gönderilmesi, çocuğun bunları tanımasını, anlamasını kolaylaştırır; dolayısı ile de çocuk daha süratle ve iyi gelişir.

Anne çalışma hayatını sürdürmek durumunda ise, annelik işlevlerinin bir kısmını başkasına devredebilir. Annenin uzakta olduğu saatlerde, anneanne, babaanne, çocuk bakıcısı gibi bir yetişkin çocuğun bakımını üstlenebilir; ruhsal ve bedensel sıcaklık gereksinimini karşılayabilir. Kolayca anlaşılabileceği üzere, bu (ikinci) kişinin sıkça değişmemesinin yararı büyüktür.

Çocuk büyüdükçe, durum farklılaşır: gelişmesine uygun olarak dünyasının zenginleşmesi, hareketlenmesi, renklenmesi gerekir. Günümüz küçük aileleri, apartman dairelerinin dar sınırları içinde yaşadığından, sunulanlar çocuklara yetmemeye başlar. Psikoloji biliminde buna yayılma/genişleme (= Expansion) ihtiyacı denir. Çocuk sanki, sınırlarını genişleten bir ülke gibi, yakın dünyasını fethetmeye uğraşır.

İlk çocukluk yıllarında gelişim öyle hızlıdır ki, bir iki yaş farklı kardeşler oyun arkadaşı olarak birbirine yeterli gelmeyebilir. Örneğin üç yaşındaki bir çocuk, iki yaşındaki kardeşinden çok daha fazla şey yapabilir, oyunlarını küçük kardeşinin bozmasından da bunalmıştır. Üç yaşındaki çocuğun yeni şeyler deneyebilmesi için yaşıtlarına ve daha büyük çocuklarla birlikteliğe gereksinimi vardır.

Küçük çocuklar, diğer çocuklarla "birlikte" oynama olgunluğuna üç yaşına doğru ulaşabilir. Dikkatle gözlendiğinde, birlikte oynuyor gibi görünen iki - iki buçuk yaşlarındaki çocukların birbirleri ile değil, ayrı ayrı (yani paralel) oynadığı fark edilir.

Çocuklar, oyun arkadaşının elindeki oyuncağı almak istediğinde veya birkaç çocuğun önceden başlattığı bir oyuna girmek istediğinde, reddedilme durumlarını sıkça yaşar. Ancak, duygusal alanda belirli bir gelişmişlik düzeyine ulaşmış çocuklar bu tür reddedilmelerin yol açtığı hayal kırıklıklarını taşıma gücündedir. "Çocuk böyle durumları yaşamadan, uygun tepki vermeyi nasıl öğrenebilir ki?" gibi bir soru akla gelebilir. Merdiven tırmanmak için gerekli biyolojik olgunlaşma gerçekleşmeden merdiven tırmanma alıştırmaları yaptırmamızın nasıl yararı yoksa, çocukları gereğinden erken anaokuluna göndermemizin de yararı yoktur. Çünkü hayal kırıklıklarını taşıyabilmenin de biyolojik bir alt yapısı vardır. Bu alt yapı üç yaşına doğru olgunlaşır. Ayrıca, yine üç yaş civarında çocuklar evden bir süre uzakta kalmayı taşıyabilecek olgunluğa ulaşır.

Aşırı koruyucu bir yaklaşımla yetiştirilmiş ve/ya da bağımlı çocuklar beş yaşına da gelse, bir türlü anaokulu olgunluğuna ulaşamaz.

Her şeyin onların gereksinimlerine göre düzenlendiği anaokulunda çocuklar, pedagojik bir atmosferde, kendilerine rahatça oyun arkadaşları bulabilir; başka çocuklarla oynarken güçlerini ölçer; yapabilmeyi, başarabilmeyi yaşar; bir şeyle uzunca bir zaman ilgilenme alışkanlığı kazanır. Birlikte oynarken, kuralların önemini ve değiştirilebilirliğini kavrar; birbirini gözetmenin, yardımlaşmanın gerekliliğini anlar. Başkalarının oynadığı oyuncak daha caziptir, fakat her zaman ulaşılamayabilir. Böylece hayal kırıklıklarına tahammül etmek öğrenilir; benim-senin ile ilgili deneyimler biriktirilir. Çocuklar oynarken çekişmelerden kaçınılamaz. Anlaşmazlıkların üstesinden gelebilmek, ancak anlaşmazlıklar yaşanırken öğrenilir.

Anaokuluna erken gitmenin bazı olumsuz etkileri bulunduğu gibi geç başlamanın da getirdiği olumsuzluklar var. Geç giden veya hiç gitmeyen çocuklar, anaokullarındaki yaşıtlarıyla karşılaştırıldığında, özellikle duygusal gelişimlerinin yavaşlamış olduğu fark edilir. Sadece evde yetişen çocuklar, anaokullarındaki yaşıtlarına göre daha çocuksu, daha bağımlı ve kendi ayakları üstünde daha zor durabilir.

Anaokulunun çocuğun zihinsel gelişmesini hızlandırdığı herkesçe bilinen bir gerçek olduğundan, konuya burada ayrıca yer verilmiyor.

Fark edileceği üzere, anaokulu, sadece çalışan anneler veya zamanını çocuklarsız da değerlendirmeyi düşünen anneler için uygun bir çözüm değil, aynı zamanda çocuklar için vazgeçilmez bir eğitim kurumudur.

YARIN ANAOKULU ESKİ TAY TAY ANAOKULU'NUN BİNASINDA AÇILMIŞTIR.

Özgüven öyle kolay kolay oluşmuyor.,
"Biz yaptık!" demenin haklı sevinci öğrencilerimizin ifadelerinde.
Gurup Çalışması Örneği
 
Tiyatro ve Drama Eğitimi
Temel Tiyatro ve Drama Eğitimi
 
Kurucumuz M. Ümit
Görgülü psikoloji eğitimin ardından Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro bölümünde master
(Yüksek Lisans) eğitimi almıştır. Bu yüzden Yarın Anaokulunda tiyatroya ayrı bir önem ve profesyonel yaklaşım vardır.     
Oyun Bahçemiz
Öğrenmek önemli! Peki Ya Eğitim?
HANGİ OKUL SİZE GÖRE?
Anaokulu ve Kreş Seçerken Nelere Dikkat Etmelisiniz !
Çocukların güvenliğine önem veriliyor mu? Okul güvenli bir şekilde döşenmiş ve gerekli önlemler alınmış mı?
Sağlıklı bir beslenme sağlanıyor mu?
Okulun atmosferi hoş ve eğlenceli mi yoksa gergin ve soğuk mu?
Beslenme ve uyku saatleri neye göre planlanmış? Çocuğun bireysel ihtiyacına göre küçük değişiklikler yapılabiliyor mu?
 
Öğretmen 4 çocuktan biriyle ilgilenirken diğer üçünü nasıl bırakıyor?
Her çocuğa bireysel dikkat ve ilgi var mı?
Siz orda kalmak ister miydiniz?
Haber vermeden her zaman ziyaret edebilmeniz mümkün mü?
Sabahleyin çocuğun ihtiyaçlarını bildirmek, akşamları da çocuğun o günkü davranışlarıyla ilgili bilgi almak mümkün mü?
Eğitime ve duygusal gelişime verilen önem ve ağırlıkları nasıl? Bazı okullar eğitime, bazıları da sosyal-duygusal gelişime daha fazla ağırlık vermektedirler. Sizin tercihinize göre bir okul seçin.
Öğretmenler mutlu mu, bir ekip çalışması izlenebiliyor mu?
Öğretmenler her koşulda çocukla oyunvari bir etkileşim içinde mi? Cicili bicili oyuncaklar çocukların zaafıdır. Seçtiğiniz okul oyuncağa mı yoksa oyuna mı öncelik veriyor?
Çocuklar mutlu ve neşeli mi?
Okulun belli bir metodu ve eğitim felsefesi var mı? Bu felsefe sizin yaşantınıza uyuyor mu?
Bütün okul öncesi eğitim kurumlarının temel amacı Çocukları OKUL OLGUNLUĞUNA getirmektir. Okul seçmek, çocuğunuzu sizsiz bir halde bir otobüs firmasıylabaşka bir yere göndermeye benzer. Çocuğunuzu seçtiğiniz firmanın sürücüsüne ve muavinine teslim edersiniz. (Mesela çocuğunuzun okul öncesi bir okuldan ilköğretime yolculuğu gibi) Seçtiğiniz otobüs son model donanıma sahip (fiziksel yeterlikleri mükemmel bir okul) bir araç olabilir. Ama eğer sürücü size güven telkin etmiyorsa çocuğunuzun o yolculukta pek de rahat etmeyeceğini hissediyorsanız hislerinizi boşa atmayın. Güvenmediğiniz bir okula çocuğunuzun da güvenemeyeceğini unutmayın.  Fiziksel koşulları ve donanımı mükemmel  olmasa da sürücüleri size güven veriyorsa o okulu kendinize seçin. Örneğin; Okulda görevli, öğretmenler Milli Eğitim BAkanlığı tarafından onaylanmış mı? Okul Müdürünün ve kurucuların eğitimsel donanımları ve kişilikleri, Okulun Psikolojik ya da pedagojik danışmanı  pratikte var mı yoksa okula haftada bir uğrayan biri mi? Öğretmenlerin programları uzmanlar gözetimin de ve yönetimin de mi oluşturuluyor? Gerektiğinde karşılaştığınız problemleri aşmanıza yardım edecek uzmanlar çalışıyor mu?
Zor olduğunun farkındayız; Ancak çocuğunuza okul seçmek gerçekten önemlidir. Ne yazık ki okullar hakkındaki bazı kötü duyumlarımız şüpheci olmamızı gerektiriyor. Bu yüzden ince eleyip sık dokumak zorundasınız.
 
 
 
              
 
 
ANAOKULUNA BAŞLAMA REHBERİ
             İÇİN TIKLAYINIZ
 
 

KREŞE/ANAOKULUNA

YENİ BAŞLAYAN ÇOCUĞUN

UYUM SÜRECİ

Kreş/Anaokuluna başlama hem aile için, hem de çocuk için çok önemli

bir adımdır.

İlk üç yıl içinde çocuk model olarak gördüğü anne ve babasından

alabileceğini alır ve kendisine tanınan fırsatlar ölçüsünde bir psiko-sosyal

olgunluğa varır; ancak bu gelişim sınırlıdır. İşte bu dönemde okul öncesi

eğitim devreye girerek çocuğun gelişim alanlarını destekleyici çalışmalar

yapar.Kreşe/Anaokuluna başlama olayı çocuğun toplumsallaşma sürecinde

çok önemli bir basamaktır.

Okul öncesi eğitim, bir anlamda çocuğun aile dışına attığı ilk adım

olarak düşünülmelidir.

Çocuk, kreş/anaokuluna başladığı zaman tüm kurallarını bildiği aile

ortamından henüz hiçbir kuralını bilmediği, tanımadığı kişilerin bulunduğu

bir ortama girmektedir.Bu yeni durum, tabii ki çocuklarda uyum sorunu

yaratabilir.

Kreş/anaokuluna yeni başlayan çocukta, başlangıçta belirsizlik ve

terk edilme(ayrılma) kaygısı yaşanır. Çoğunlukla koruyucu ve aşırı

hoşgörülü aile ortamından gelen çocuklarda bu kaygılar daha yoğun

yaşanır. Ancak çocuk ortama alıştıktan ve öğretmenlerini tanıdıktan sonra

kaygılar ortadan kalkar.

Bu süreç içinde aileler de bir çok kaygı yaşamaktadır. Bazen aileler

çocuklarından ayrıldıkları için kendileriyle ilgili suçluluk ve kaygı duyguları

yaşarlar ki bu sinyaller çocuğun okul korkusunu arttırıcı bir faktör

olabilmektedir. Bu nedenle annenin kararlılığı ve iç rahatlığı çocuğun uyum

süreci için çok önemlidir. Yani çocuğun anaokulu/kreşe başlama sürecinde

annenin de duygusal olarak hazır olması gereklidir. Çocuğun ayrılırken

duygusal olarak annenin üzüntü ve kaygısını hissetmesi uyum sürecini

zorlaştırmaktadır.

Uyum sürecindeki tepkiler bireysel farlılıklar göstermektedir. Bazı

çocuklar ilk üç gün ya da bir hafta ilgili ve istekli olur. Kreş/anaokul onun

için park gibidir. Ama zamanla annesi ile birlikte olmak ister,sürekli okula

gelmenin anlamını yeni kavrar ve tepki gösterir. Diğer bazı çocuklar ise en

baştan itibaren anneden ayrılmak istemez. Sınıfa gelmesini,yanında

olmasını,annesinin yedirmesini ister ve doğal olarak ağlama gözlenir.

Kreş/anaokula uyum sağlama konusunda yaşanan sorun yalnızca

anneden ayrılma zorluğu değildir. Evlerinde bakıcı bulunan birçok çocuk

daha önceden anne ile ayrılığı yaşamıştır fakat ayrılığı güvenli, tanıdık bir

ortamda kendi oyuncakları ile beraberken yani kendi evinde yaşamıştır.

Okula başladığında ise bu güvenli ve tanıdık ortamı bulamaz. Yeni

çocukların bulunduğu farklı bir ortamdır artık. Örneğin; eşyaları

başkalarıyla paylaşmayı kabul etmek onun için oldukça zordur(özellikle

ben-merkezce olduğu bu dönemde)
 
UYUM SÜRECİNDE AİLE’NİN YAPABİLECEKLERİ
 

*Ailenin göstereceği kararlılık, sabır,okul öncesi eğitime ve başladığı

eğitim kurumuna gösterdiği inanç ve güven çocuğun uyumunu kolaylaştırır.

*Kreş/anaokul hakkında çocuğa açıklama yapmak ve kreş/anaokulunu

tanıtmak uyumu kolaylaştırır. Çocuğun okulu sevmesi ve istemesi uyumu

için aile çocukla birlikte okula gitmeli,çocukla okulun her tarafını (grupları,

oyun salonlarını, yatakhaneyi, yemekhaneyi, tuvalet ve lavaboları vb.)

gezmeli, çocuğu öğretmen ve idarecilerle tanıştırmalı.

.*Kreşin/anaokulunun sadece çocukların bulunduğu bir yer olduğu

söylenip anne ve babaların bulunmadığı, işe gittiği açıklanmalıdır.

*Aile çocukla okula geliş gidiş saatleri ile ilgili konuşmalı, sadece belli

bir zaman dilimi içinde kreş/anaokulunda kalacağı söylemeli, onu

alabileceği süreyi onun anlayacağı terimlerle anlatıp, o süreyi geçirmeden

almaya dikkat etmelidir.

*Kreş/anaokulun her gün gidilmesi gereken oyun,arkadaş ve eğitim

yeri olduğu anlatılmalı ancak abartılmış ve yanlış bilgi verilmemelidir. Aksi

durumda çocuk kendisine anlatılanlarla bulduklarını karşılaştığında

aradığını bulamayacak ve okula güveni kalmayacaktır

*Özellikle ilk günlerde çocuk kapıdan teslim edilip kapıdan teslim

alınmalı, vedalaşma mümkün olduğunca kısa tutulmalı. Vedalaşmada çocuk

ağlamaya başlasa bile ayrılma konusunda kararlı davranılmalı. (Onu öpüp

“Ben şimdi gidiyorum”deyin ve geri geleceğinizi söyleyin. Bunun ne zaman

olacağını onun anlayacağı terimler çerçevesinde ifade edin. Sonra elinizi

sallayıp yolunuza devam edin. İyi olduğunu kontrol etmek için durup arkaya

göz atmayın.)

*Çocuk kreş/anaokuluna birlikte geldiği ebeveyni yanında ağlıyor,

onun gitmesine izin vermiyorsa okula bağımlı olmadığı bir kişi tarafından

getirilmeli ve okula düzenli devam etmesi konusunda ısrarlı olunmalıdır.

Yakınmaya devam etse bile sakin ve kararlı davranılmalıdır.(Okula düzenli

devam etmesi ve karşı çıkmaması durumunda daha sonra verilmek üzere

bir takım küçük ödüller de sunulabilir)

*İlk günlerde fazla soru sormak,kurumu fazla övmek,ne yediği ile

ilgilenmek çocuğun uyumunu bozabilir. Sadece ”Günün nasıl geçti?” diyerek

kendisinin anlatması beklenilmeli (Çocuğunuzun durumuyla ilgili istediğiniz

sıklıkta telefon ederek direkt kurumdan bilgi alınız.(Yedi-yemedi;Ağlıyoroynuyor

vb.))

*Çocuğun kreş/anaokulu reddetmesi durumunda,

büyükanne/büyükbaba gibi aileden birinin çocuktan yana tutum

göstermesi, ona güç verir ve tepkisini büyütür. Okula gidiş tüm aile

bireyleri tarafından desteklenmeli ve aile bireyleri uyum içinde olmalıdır.

*Aile kurum ve personel hakkındaki olumsuz duygu ve düşüncelerini

çocuğun yanında konuşmamalı, idare ile iletişime geçmelidir. Ayrıca aile

çocuğa okulda mutlu olacağını, güvenlikte olacağını,orada onunla ilgilenecek

bir öğretmeni olacağını, isteklerini öğretmeni ile paylaşabileceğini

söyleyerek çocuğun öğretmenine karşı güven duymasını sağlamalıdır.

*Uyum sorunları hafta basından hafta sonuna doğru aşağı ivme

gösterecektir. Ancak hafta sonundan sonra bu ivme tepe yapabilir. Bu

normal bir süreçtir. SABIR-SAKİNLİK-KARARLILIK bu süreci kısaltıcı

faktörlerdir.

*Çocuk kreşe bırakıldıktan sonra(hastalık ve özel durumlar

hariç)veli/velisinin bilgisi dahilinde tanıdığa verilmesi;çocuğun kreşe

getirildikten sonraki zamanın geçirilmesinde sıkıntı yarattığı için uygun

değildir.
* Uzun ve titiz araştırmalar sonunda seçtiğiniz okula ve öğretmenlerine YETKİ DEVRİ yapın. Artık bu okula bir süre şüpheci değil teslimiyetçi olmak zorundasınız; çünkü okul hakkındaki şüpheli yaklaşımlarınız çocuğunuz tarafından hissedilecektir. Okuldaki öğretmenlere güvendiğinizi çocuğunuza mutlaka hissettirin ki çocuk bu yetki devrinden okula uyum sürecinde pozitif olarak etkilensin. Unutmayın;  okul öncesi çocuklar evebeynlerinin güvendiğini insanlara daha çok güvenir ve severler.

*Çocuğunuzla ilgili olumsuz davranış alışkanlığı vb. Danışmanlık ve

Rehberlik hizmetleriyle ilgili olarak randevu alabilirsiniz.

 

Psikolojik Danışma Servisimiz Her zaman
yanımızda ve aktiftir.YARIN ANAOKULU,
PERRFORMANS PSİKOLOJİK DANIŞMA ve
KİŞİSEL GELİŞİM MERKEZİ tarafından
kurulmuştur.  Eğitim öğretim planlarımız
merkezimizce gerçekleştirilir ve
öğrencilerimizin psiko- sosyal gelişimleri
takip edilerek sizlerle paylaşılır. Her yıl
sonunda öğrencilerimizin gelişimleri ile
 ilgili kapsamlı bir rapor velilerimize verilir 
 
               
 
 
 
 
 
 
 
  
.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
                                                 
                                                            
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
      
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
DUYURULAR
İLKÖĞRETİM 1. SINIFA HAZIRLIK EĞİTİMİ KAMPANYASI.
2. Dönem Hızlandırılmış İlköğretim 1. Sınıfa Hazırlık Eğitimlerimiz başlıyor. İlköğretime hazırlık İçin geç kalmadınız...
YARIN ANAOKULU çocuklarınızı ilköğretime hazırlıyor.
Ayrıntılı bilgi için TIKLAYINIZ.
BUCADA ANAOKULU, BUCADA YUVA,BUCADA ÇOCUK YUVASI, EVKA ANAOKULU, BUCA ANAOKULU,ÖZEL BUCA
ANAOKULU,BUCA YUVA,BUCA KREŞ,OKUL ÖNCESİ EĞİTİM, BUCADA ETÜT, ÇOCUK
RUH SAĞLIĞI,ŞİRİNYERDE ANAOKULU, ŞİRİNYERDE ANAOKULU, ETÜT, BUCA ANAOKULLARI, İZMİR ANAOKULLARI, REHBER,YARIN OKULLARI,YARIN ANAOKULU,ÇOCUK
PSİKOLOJİ, PSİKOLOG,ANAOKULU,EN İYİ ANAOKULU, MODERN ANAOKULU,ATATÜRKÇÜ
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
          
Adresimiz
 
106 SOKAK NO:9  BUCA-İZMİR
 
tel: 0 232 440 5 440
 
 
Buca Heykel kasaplar bölgesinde Buca Heykel Pazar Yeri Karşısındayız.
 
BUCA VE ŞİRİNYER'DE ÖNCÜ ANAOKULU. BUCA ANAOKULU, ŞİRİNYER ANAOKULU,KREŞ, ÇOCUK YUVASI, ETÜT, PEDAGOG-PSİKOLOG, ÇOCUK PSİKOLOJİSİ